birkaç gün önce sigara yasağı hakkındaki şu yazıyı okuduğumdan beri aklımda yasaklarla ilgili bir yazı yazmak var..
öncelikle sigara yasağına değineyim; bence sigara kullanımının azaltılmasını / önlenmesini teşvik etmekle yasaklamak aynı şey değil, olmamalı.. bir süre önce sigarayı bırakmak hakkında yazdığım bir yazıda şöyle bir bölüm vardı:
"sahi, atv falan the x-files yayınlamaya kalksa, cigarette smoking man mozaiklenecek mi şimdi? olmaz ki ama.."
(bilmeyenler için; cigarette smoking man, x files adlı dizide ağzından sigara düşürmediği için bu adla anılan bir karakter)
sigarayı bırakmaya teşvik etmek; eğitim, tütün mamüllerinin fiyatlandırma ve vergilendirilme politikasının düzenlenmesi, bilinçlendirme kampanyaları, devlete ya da özel sektöre ait sağlık sigortalarının sigara kaynaklı hastalıkları kapsam dışı bırakması (ancak sigarayı bırakmak isteyenlerin katılabileceği belirli programları desteklemesi) gibi çeşitli yöntemlerle gerçekleştirilebilir..
yasak söz konusu olduğunda ise -her ne kadar toplu alanlarda dumanaltı olmak engellense de- değişen fazla bir şey olmuyor.. sigara yasağının amacı sigarayı bırakmaya zorlamak olabilir, ancak uygulamanın şu anki hali tiryakilerin başkalarının yanında sigara içmesini engelleyerek pasif içicilere fayda sağlamakla beraber tiryakiler yasak kapsamındaki alanların dışında sigara içmeye devam ediyor.. günde bir paket sigara içen bir insan bu miktarı evde, yolda, arabada, açık alanda, vb. yerlerde tüketmeyi sürdürüyor; böylece yasağın hedeflerine ulaşmak şimdiden zorlaşmış durumda..
tiryakilerin sigara paketleri üzerindeki uyarı yazılarıyla, duman avcılarıyla, ya da bunlara benzer diğer çabalarla nasıl dalga geçtiği, hatta televizyonda "sigara sigara sigara, içmesenize sigara" gibi düşük bütçeli klipler çıktığında "bu da senin inadına" diyerek sigara yaktığı hepimizin şahit olduğu bir şey.. bu sayede; yasaklar olsun, üstünkörü kampanyalar olsun; üzerinde yeterince düşünülmeyen, planlama aşamasında oldu bittiye getirilen her türlü çaba başarısız oluyor..
ağaç-çiçek arasında "sigara o kadar zararlı ki" klipleri çekmek mevcut tiryakilere sigarayı bıraktırmadığı gibi, çocukları bile sigaraya karşı bilinçlendirmeyi hiçbir zaman başaramayacak.. zira muhteşem bir fikir gibi görülerek çekilen bu klipler hem sabaha karşı yayınlanarak çok kısıtlı bir kitleye ulaşıyor (bu yayınlar söz konusu olduğunda çocuklar zaten hedef kitleye dahil edilemez), hem de izleyiciye sigarayı neden bırakması gerektiği hakkında hiçbir bilgi vermiyor..
bu kampanyaların ortak mesajı "sigarayı bırakın demekle doğru bir iş yapıyoruz, öyleyse başarılı oluruz".. doğru düşündüğünüzü kabul ediyorum, başarılı da olabilirsiniz.. peki düşündüğünüz ne? onu söylemiyorsunuz ki.. yapılan iş doğru amaçlar için de olsa yetersiz..
kampanyalarla yasakları beraber değerlendirirsem; bir çocuğum olsa ve sigaranın yasaklanmasından dolayı kötü bir şey olduğunu düşünse, bazen de televizyonda "sigara kötüdür" şeklinde bilgiler edinse; ben evde olduğum her an sigara içtiğim sürece o çocuğu sigaranın kötü bir şey olduğuna nasıl inandırabilirsiniz? tabii ki benden gördüğünü tekrar edecek, yasaklardan kaçılabildiğini öğrenecek, gördükleri ona televizyondaki diğer şeylerden daha inandırıcı gelmeyecek..
daha önce de söylediğim gibi; çözüm yasaklamak değil.. lokantada, barda, vapurda, trende, iş yerinde, açık havada sigara içmek ne kadar sıkı bir şekilde yasaklansa da toplum yediden yetmişe bilinçlendirilmediği sürece sigara tüketimi devam eder.. sigaraya kolayca ulaşılabildiği sürece, yaş sınırı on sekiz de olsa yirmi sekiz de olsa bakkallar her yaşta insana sigara satar.. internet konusunda getirilen yasaklar nasıl çeşitli yöntemlerle aşılıyorsa sigara yasağı için de aynısı söz konusu olur, aksini düşünmek hayalperestlik..
ayrıntılı bir toplumsal eylem planı yapılmadığı sürece sigara tüketimi maalesef hiçbir zaman engellenemeyecektir..
sigara yasağıyla ilgili biraz uzun yazmış olunca konu yasaklardan sadece sigara yasağına döndü; daha sonra yasaklar konusunda genel bir yazı yazmayı ümit ediyorum..





